-Cinsel ilişkiye girememe hastalığı (CİG) nedir?- -Evlilikleri bitiren kasılma: Vajinismus
- -Sağdıçlık kurumunun içini boşalttık
- -İlk gece halka yanlış anlatılıyor
- -Sağdıçlık kurumunun yerine yeni ve modern kurumlar tahsis etmek zorundayız
- -Vajinismus tedavi kitabı: Vajinismus’un Üstesinden Gelmek
Evliliklerin arttığı yaz aylarında, cinsel ilişkiye girememe hastalığı (CİG) hakkında Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği-CİSED bir basın açıklaması yaptı. Bilgi ve iletişim çağını yaşadığımız bu zamanda hala böyle bir hastalık var mı, demeyin. İlk gece başlayan ve çiftlerin hayatını bir kabusa çeviren CİG hastalığı oldukça yaygın görülen bir hastalık. İlk gece yaşayacaklarıyla ilgili abartılı korkuları ve beklentileri olan çiftler ile sağdıçlık kurumu arasındaki bağı anlatan basın açıklamasından çarpıcı başlıklar:
Cinsel ilişkiye girememe hastalığı (CİG) nedir?
Cinsel iliÅŸkiye girmede zorlanan çiftlerin her geçen gün arttığına dikkat çeken CİSED Genel BaÅŸkanı Dr. Cem Keçe; ‘Cinsel iliÅŸkiye girememe hastalığı yani CİG yeni evli çiftlerde sık rastlanan sorunlardan biridir. EvliliÄŸin ilk günlerinde cinsel birleÅŸmeyi baÅŸaramama olarak tanımlanan CİG hastalığının temelinde genellikle abartılı ve yanlış beklentiler, baÅŸaramama korkusu (performans anksiyetesi), cinsel bilgisizlik, cinsel mitler, tecrübesizlik, yanlış örf ve adetler yatmaktadır. CİG erkeklerde görülürse adına baÄŸlanma (penisin sertliÄŸini saÄŸlayamama ve iliÅŸkiye girmeyi imkansız kılan ileri derecede erken boÅŸalma), kadınlarda görülürse adına vajinismus (cinsel iliÅŸkiye girmekten korkma), çiftin bilgisizliÄŸine ve tecrübesizliÄŸine baÄŸlı ise ilk gece sendromu denir. Kapıda kanlı çarÅŸaf bekleyen aile büyüklerinin yarattığı baskı çifti sınavdaki gibi baÅŸaramama kaygısına sokmaktadır.” dedi.
Evlilikleri bitiren kasılma: Vajinismus
Vajinismusun genellikle kadınların bilinçdışına yerleÅŸtirdikleri ilk gece korkusunun bir mahsulü olduÄŸuna dikkat çeken CİSED Genel BaÅŸkanı Dr. Cem Keçe; ‘Yeni evli çiftlerde en sık rastlanan sorunlardan biri, evliliÄŸin ilk günlerinde cinsel birleÅŸmeyi baÅŸaramamadır. Kadınlarda cinsel iliÅŸkiye müsaade etmeyecek kadar yineleyici ve sürekli olarak vajina kaslarında ve tüm vücutta istem dışı kasılma ve cinsel iliÅŸkiyi ret etmeyle giden vajinismus hastalığı; sadece kadın cinselliÄŸini etkilemekle kalmayıp, evliliÄŸi de temelden sarsmaktadır. Yani ülkemizde her 10 kadından birinde görülen vajinismus; zamanla hayatın günlük koÅŸuÅŸturmaları arasında git gide daha az konuÅŸulur, daha az paylaşılır bir hale geldiÄŸi için, hem kadını ve evlilik iliÅŸkisini yıpratarak evlilikleri bitirir, hem de çiftin toplumdaki görevlerini aksatmalarına yol açarak toplum saÄŸlığını da olumsuz etkiler.’ dedi.
Sağdıçlık kurumunun içini boşalttık
Ülkemizde saÄŸdıçlık kurumunun yavaÅŸ yavaÅŸ ortadan katlığını söyleyen CİSED Genel BaÅŸkanı Dr. Cem Keçe; ‘SaÄŸdıçlık kurumunun içini boÅŸalttığımızdan beri; CİG hastalığından ÅŸikayetçi olan çiftlerin sayısında hızlı bir artış söz konusudur. Bu çiftler ön seviÅŸmeyi çok iyi baÅŸarsalar bile, tam bir cinsel birleÅŸme gerçekleÅŸtiremezler.’ dedi.
İlk gece halka yanlış anlatılıyor
Kızlık zarının ve ilk gecenin, halka yanlış anlatılan ve insanları yanlış beklentilere itilen bir konu haline getirildiÄŸini vurgulayan CİSED Genel BaÅŸkanı Dr. Cem Keçe; “CİSED olarak yaptığımız çalışmalarda kızlık zarının, yırtılmayacağına, delinmeyeceÄŸine, patlamayacağına, kanamayacağına, açılırken aÄŸrı yapmayacağına veya acımayacağına dair bir beklenti oluÅŸturduÄŸumuzda bunun gerçekleÅŸtiÄŸine tanık olduk. Toplum olarak bizler kızlık zarının kanayacağına inandığımız ve kendimizi kan görmeye ÅŸartlandırıldığımız için bu gerçekleÅŸiyor. Gerçekte ilk gece normal bir kızlık zarı, normal ÅŸartlar altında delinmez, patlamaz, yırtılmaz, iliÅŸkide aÄŸrı ve acı yapmaz. Sadece hafif bir açılma olur, buda çift tarafından hissedilmez.” diye konuÅŸtu. Dr. Keçe, özellikle genç kızların kabusu haline gelen ilk gecede çiftlerin ve ailelerinin kızlık zarının kanamasını beklemesinin gelin ve damat üzerinde korkunç bir baskı meydana getirdiÄŸinin altını çizdi. Bu gerginliÄŸe birde düğün öncesi ve sonrası gerilimlerinde eklenmesiyle çiftin gerdek odasına oldukça gergin bir halde girdiÄŸini anlatan Dr. Keçe, bu psikolojik baskı ortamı içerisinde ideal cinsel iliÅŸki ÅŸartlarının oluÅŸmadığını ve bunun sonucunda da geline büyük acılar yaÅŸatan kanamaların ortaya çıkabileceÄŸine dikkat çekti. CİSED Genel BaÅŸkanı Dr. Cem Keçe; şöyle devam etti: “Evlenmeden önce gelin ve damadın gerginlikleri yavaÅŸ yavaÅŸ artmaya baÅŸlar. Senin annem ÅŸunu istedi, benim babam şöyle dedi, takılar, hangi evde oturulacağı gibi tartışmalar gelin ve damadı gerginleÅŸtirir. Bu gerginlik düğün gününe sirayet eder. Düğün günü herkes normal giyinmiÅŸken gelin ve damat farklı kıyafetler içindedir. Herkesin gözü gelin ve damadın üzerindedir. Normal hayatta bile her zaman yaptığımız iÅŸi yaparken bütün insanlar bize baksa tedirgin oluruz. Düğünlerde, kavga gibi olay çıkarmak bizim millet olarak en kötü alışkanlıklarımızdandır. Bu gerginlikler arasında gelin ve damat gerdeÄŸe girer. Bu kez yatak odasına girdikleri andan itibaren farklı bir gerilim baÅŸlar. Kapıda kan görme beklentisiyle nöbet tutanlar vardır. Kız tarafı kızının saÄŸlam olup olmadığını kontrol etmek için bekler, çünkü bu namus meselesi olarak algılanır. Erkek tarafı da oÄŸlunun bu iÅŸi yapıp yapmadığını görmek için kapıda bekler, yanlış bir ÅŸekilde kan damadın erkekliÄŸin ispatıdır. Dışarıdaki bu gerginlik içeriye yansır. İçeride ise cinsel bilgi almamış, saÄŸdıçlık kurumun ortadan kaldırıldığı bir ülkede ne yapacağını bilemeyen çift iyice gerilmiÅŸtir. Erkek hep ÅŸunu düşünür, ‘ya sertleÅŸmezse’, ‘ya ben vajina içine girmeden inerse’ diye. Bu erkeklerin en büyük ve dayanılmaz korkularından biridir. ErkeÄŸin bütün düşünceleri penisindedir. O an karısının duygularını veya endiÅŸelerini anlayacak durumda deÄŸildir. Çünkü dışarıda bekleyenlere karşı kendini ispat etmek zorunda hisseder. Bu nedenle erkek, karısı tam olarak hazırlanmadan, onun duygularını okÅŸamadan, uzun bir ön seviÅŸme yapmadan direkt iliÅŸkiye girer. Bu arada erkeÄŸin kafasında, ‘biraz sonra sevdiÄŸim kadının canı yanacak, kan gelecek’ düşüncesi de vardır. Hiç bir erkek sevdiÄŸi kadına bunu yaparken rahat olamaz. Kadın ise biraz sonra bir ÅŸeyler yaÅŸayacak ve bunun sonucunda bir tarafı yırtılacak, delinecek, kanayacak, canı yanacak diye korkar. Çok ilginçtir gelin bir taraftan da ‘ya kanamazsa’ diye endiÅŸelenir. Çünkü kan olmadığı zaman da en iyi ihtimalle doktora götürülecek, aÅŸağılanacak, dövülecek, belki töre gereÄŸi öldürülecektir. Kadının durumuna bakar mısınız? Kanasa bir dert, kanamasa ayrı bir dert. Bu ÅŸartlarda kadının, kendini rahat bırakmasını, haz almasını, yeterince ıslanmasını bekleyebilir miyiz? Tabi ki hayır. Kadın kendini ne kadar kasarsa, ne kadar çok kuruluÄŸu olursa, erkek ne kadar çok acele ederse, kanama, aÄŸrı ve acı o kadar artar. Ve sanki bu kadermiÅŸ gibi algılandığında da toplumsal bir beklenti haline gelir. Bu yanlış beklentilerden çifti koruyacak bilgiler saÄŸdıçlar tarafından eskiden verilirdi, ÅŸimdi bilgisizce ilk gece yaÅŸanmaktadır, bu da cinsel sorunlara yol açmaktadır.’ dedi.
Sağdıçlık kurumunun yerine yeni ve modern kurumlar tahsis etmek zorundayız
İlk gece rahat ve huzurlu olan, yeterli ön seviÅŸme yapan, kasılma ve gerginlik yaÅŸamadan birlikte olan çiftlerin de nadir olarak var olduÄŸunun altını çizen CİSED Genel BaÅŸkanı Dr. Cem Keçe; “Bazı çiftler ilk gece rahat oluyorlar, kanama ve aÄŸrı gibi sorunlar yaÅŸamıyorlar. Ancak bu kez de, erkeÄŸin kafasında ‘acaba bu kız daha önce baÅŸka biriyle iliÅŸkiye mi girdi?’ diye bir korku meydana geliyor ve eÅŸini doktora götürüyor. Çünkü normalde olması gereken bu duruma alışık olmayan veya beklemeyen çiftin kafası karışabiliyor. İşte bütün bu meseleler saÄŸdıçlık kurumunun önemini bizlere göstermektedir. SaÄŸdıçlık kurumunun yerine yeni ve modern kurumları tahsis etmek zorundayız. Bu amaçla Ergenlik Öncesi Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik EÄŸitimi, Evlilik Öncesi Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik EÄŸitimi ve Anne Baba ve EÅŸ EÄŸitimi verecek kurumlara acilen ülke olarak ihtiyaç duymaktayız.” ifadesini kullandı.
Vajinismus tedavi kitabı: “Vajinismus’un Üstesinden Gelmek”
Vajinismus’un Üstesinden Gelmek adlı kitabının alanında ilk ve mutlaka okunması gereken bir baÅŸyapıt olduÄŸunu söyleyen CİSED Genel BaÅŸkan Yrd. Psk. Gülüm Bacanak; ‘Vajinismus’un Üstesinden Gelmek; baÅŸta vajinismus sorununu yaÅŸayan çiftler, vajinismus olmaktan endiÅŸe duyan genç kızlar, çocuklarının vajinismus olmaması için neler yapılması gerektiÄŸini öğrenmek isteyen ebeveynler olmak üzere; cinsel terapistlere, cinsel danışmanlara, medya mensuplarına ve konuyla ilgilenen herkese sesleniyor. Vajinismus’un Üstesinden Gelmek; hastalar için oku ve iyileÅŸ; cinsel terapistler, hekimler, psikologlar ve psikolojik danışmanlar için oku ve iyi et; anne ve babalar için oku ve çocuÄŸunu vajinismustan koru; genç kızlarımız için oku ve vajinismus olma; medya mensupları içinse oku ve vajinismus hakkında doÄŸru bilgilendir mantığı hazırlanmış bir baÅŸvuru kaynağıdır. Cinsel Terapide Dr. Keçe Modeli’ne göre tedavi yaklaşımlarını anlatan Vajinismus’un Üstesinden Gelmek; vajinismus sorunu yaÅŸayan kadınların eÅŸleriyle birlikte sorunun üstesinden nasıl gelebileceklerine odaklanmış bir rehber kitaptır, büyük bir bilgelikle ve empatiyle yazılmış bir baÅŸucu eseridir, herkesin anlayabileceÄŸi bir üslupta yazılmış bir cinsel tedavi kitabıdır. Özellikle normal yapıdaki kızlık zarı ideal ÅŸartlar altında ilk cinsel iliÅŸki deneyiminde ve sonrasında; kanamaz, yırtılmaz, delinmez, patlamaz, aÄŸrı ve acı yapmaz iddiasının iÅŸe yararlılığını kanıtlayan tavsiyeler ve vaka örnekleriyle doludur.’ dedi.
3



